Türkiye bir afet ülkesi. Depremden sele, yangından kentsel acil durumlara kadar risk her an kapımızda. Ancak afet yönetimi sadece o an gelince yapılacaklar değil, o an gelmeden önce zihnen ve fiziken hazır olma sürecidir. Özellikle “Altın Saatler” olarak adlandırılan ilk 6 saat, hayatta kalma şansını belirleyen en kritik evredir.
Panik Değil, Prosedür Yönetimi
Afet anında insan beyni “savaş ya da kaç” moduna girer. Eğer bir planınız yoksa panik sizi yönetir.
- Bireyler İçin: Evinizdeki güvenli bölgeyi (Çök-Kapan-Tutun noktası) daha önceden belirlemiş olmalısınız.
- Kurumlar İçin: Personelin tahliye güzergahını ezbere bilmesi yetmez; bir kriz liderinin o an inisiyatif alması gerekir.
İletişim Hattını Kilitlemeyin
En büyük hatalardan biri, afet anında hemen telefonlara sarılmaktır.
- Şebekeleri meşgul etmeyin. SMS veya internet tabanlı uygulamalar üzerinden “İyiyim” mesajı gönderin.
- Uzman Notu: Aile içi “Acil Durum Buluşma Noktası” önceden belirlenmişse, iletişime bile gerek kalmadan herkes nereye gideceğini bilir.
Afet Çantasının “Aktif” Kullanımı
Çantayı sadece kapı eşiğinde tutmak yetmez. İlk 6 saatte ihtiyacınız olan en önemli şey; su, ilk yardım kiti ve pilli bir radyodur. Bilgi akışı kesildiğinde resmi kaynaklardan gelen uyarıları dinlemek, yanlış yönlendirmeleri önler.
Kurumsal Dayanıklılık: Sadece Tahliye Yeterli mi?
Şirket yöneticileri için acil durum yönetimi, sadece çalışanları binadan çıkarmak değildir. İlk 6 saatte iş sürekliliğini nasıl sağlayacağınızın, verilerinizi nasıl koruyacağınızın ve personelin aileleriyle iletişimini nasıl kolaylaştıracağınızın planı masada olmalıdır.
Afet gelmeden hazırlıklı olmak, afet anında mucize beklemekten daha değerlidir. Siz veya kurumunuz bu kritik 6 saate ne kadar hazırsınız?
Afet gelmeden hazırlıklı olmak, afet anında mucize beklemekten daha değerlidir. Siz veya kurumunuz bu kritik 6 saate ne kadar hazırsınız?
