
TMB TV ekranlarında yayınlanan ve Öğr. Gör. Kadir Şeker ile Dr. Temel Kılınçlı’nın sunduğu “Afet Gündemi” programının bu haftaki konuğu, Atlas Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi Prof. Dr. Engin Gülal oldu. Bugüne kadar genellikle acil müdahale ve sağlık penceresinden ele alınan afet konusu, bu hafta madalyonun diğer yüzü çevrilerek; mühendislik, teknoloji, uydu sistemleri ve haritacılığın afet yönetimindeki stratejik rolü üzerinden masaya yatırıldı.
“Ölçmezseniz Bilemezsiniz, Bilmezseniz Yönetemezsiniz”
Programın açılışında, tıptaki “doğru teşhis hayat kurtarır” prensibinin mühendislik ve afet yönetimindeki karşılığına değinildi. Prof. Dr. Engin Gülal, afet yönetiminde en kritik unsurun doğru ve zamanında bilgi olduğunu vurgulayarak harita mühendislerinin bu süreçteki rolünü şu sözlerle özetledi: “Ölçmezseniz bilemezsiniz, bilmediğiniz şeyi de yönetemezsiniz.” Yön hafızasının yitirildiği, sokakların ve binaların yok olduğu bir enkaz alanında, arama kurtarma ve sağlık ekiplerini doğru koordinatlarla sahaya yönlendirmenin hayat memat meselesi olduğu ifade edildi.
Teknolojinin afet anındaki kurtarıcı rolüne dikkat çeken Gülal, özellikle dronlar (İHA) ve yapay zeka entegrasyonunu öne çıkardı. Öğrencilerin de aktif rol aldığı projelerden somut örnekler veren Gülal; yollardaki göçüklerin, devrilen ağaçların veya kapalı güzergahların drone ve yapay zeka ile anlık olarak tespit edilip sahadaki ekiplere saniyeler içinde alternatif yolların sunulabildiğini aktardı. Bu bağlamda program sunucusu Öğr. Gör. Kadir Şeker’in OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarını drone ile olay yerine ulaştırmayı hedefleyen “Yaşam Kartalı” projesi de teknolojinin sağlıkla entegrasyonuna örnek teşkil eden bir yenilik olarak masaya geldi.
Yapay Zeka ve İHA’lar ile Sahaya Rehberlik
“Deprem Riski, Kentsel Dönüşüm Hızımızdan Daha Hızlı İlerliyor”
GNSS istasyonları ve uydu teknolojileriyle Türkiye’nin depremselliğinin milimetrik hassasiyetle izlendiğini belirten Prof. Dr. Gülal, Anadolu levhasının her yıl batıya doğru yaklaşık 2–2,5 cm kaydığını görsellerle anlattı. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğini bir kez daha hatırlatan Gülal, Türkiye’deki kentsel dönüşüm ivmesi konusunda son derece kritik bir uyarıda bulundu:
“Deprem olma riskindeki artış, bizim konutları dönüştürme hızımızdan daha hızlı ilerliyor. Bu hızla devam edersek dönüşüm 20 yılı bulabilir. Buradaki mekanizmaları en az iki katına çıkaracak şekilde hızlanmamız şart.”
Geleceğin Şehirleri: Dijital İkiz ve Yeşil Binalar
Programın son bölümünde İstanbul gibi devasa metropoller için geliştirilen Dijital İkiz (Digital Twin) teknolojisi ele alındı. Şehrin gerçek zamanlı ve birebir dijital kopyasının oluşturulmasıyla; sel, deprem gibi afet senaryolarında hangi binaların çökeceği, nerelerin sular altında kalacağı gibi öngörülerin simülasyonlarla yapılabildiği vurgulandı. Yıkılan binaların yerine sadece daha sağlam yapılar inşa etmenin tek başına yeterli olmayacağına da dikkat çeken Gülal, kentsel dönüşümün karbon ayak izini düşüren “Yeşil ve Ekolojik Binalar” anlayışıyla taçlandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yayının Tamamını İzlemek İçin: Afetin teknolojik, bilimsel ve mühendislik boyutunun tüm detaylarıyla konuşulduğu bu ufuk açıcı yayının tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
